Agile Talks Episode 5'in Ardından

Agile Turkey topluluğu olarak bu yılın son Agile Talks etkinliğini 14 Aralık 2019 Cumartesi günü Levent 199 Workinton’da gerçekleştirdik.

Değerli paylaşımlarıyla keyifli ve tecrübe dolu bir Cumartesi günü yaşamamıza aracılık eden, konuşmacılarımıza ve zaman ayırarak bizleri yalnız bırakmayan katılımcılarımıza çok teşekkür ederiz.

Bu yazımızda; çeşitli sebeplerle bizlerle birlikte olamayan arkadaşlarımızı bu kıymetli bilgilerden mahrum bırakmamak adına başımızdan neler geçtiğini kısaca özetlemeye çalışacağız.

Güne, Yemeksepeti’nden Gözde Berberoğlu Özen’in Big Tricks, Big Traps for Big Workshops adlı sunumuyla başladık. İlk defa konuşmacı olması sebebiyle, heyecanlı olduğunu dile getiren Gözde; Kendisinin çizdiği görsellerden oluşan sunumun içeriğinin Kendi Hikayesi , Workshop’lardan önceki hazırlık süreci, Workshop’lar sırasında neler yaşadığı ve sonra neler yaptığı şeklinde bir akışı olduğunu bizlerle paylaştı.

Gözde, Yemeksepeti’nde 19 Agile takım olduğunu, birbiriyle etkileşim halinde çalışan bu takımlardan, iletişim tarafında aksaklıklar yaşadıklarını gözlemlediğinde, takımları cesaretlendirerek Workshop yapmaya yönlendirdiğini paylaştı. Toplantı yerine Workshop’ları tercih etmesinin nedenini ise; Toplantılarda bir kişinin sazı eline aldığını ve toplantıyı sürüklediğini, Workshop’ta ise herkesin katılımcı olduğunu, işin ucundan tuttuğunu ve kararları hep birlikte aldıkları için uyum konusunda daha istekli olmaları şeklinde açıkladı.

Workshop öncesinde yaptığı aktiviteleri ise; Workshop’un amacını belirlemek, doğru kişileri etkinliğe davet etmek, farklı öğrenme aktivitelerini tercih etmek, değişik araçlarla etkinliği zenginleştirmek, kendisine bir yapılacaklar listesi hazırlamak, mekana ve onu nasıl kullanacağına karar vermek, zihinsel ve fiziksel olarak hazırlık yapmak başlıkları altında özetledi.

Gözde’nin Workshoplar sırasında ve sonrasında yaptığını belirttiği aktivitelerle ilgili detaylı bilgiye kendisinin kaleme aldığı yazıdan ulaşabilirsiniz :) http://bit.ly/2Z3yMNj

Agile Talks’ta ikinci konuşmacımız, Trendyol’dan Çağrı Gürkan’dı. Çağrı konuşmasına, hem yaratıcı hem de fark yaratan Agile pratiklerinin yer aldığı bir sunum hazırlamaya özen gösterdiğini söyleyerek başladı.

Müşterilerinin sesini dinlediklerini, müşterileri için geliştirme yaptıklarını, takım olarak çalıştıklarını, egoları bir kenara bıraktıklarını, sürekli yeni teknolojileri kullandıklarını, her kararlarının arkasında data olduğunu ve sonuç odaklı ilerlediklerini, basit ve anlaşılır akışlar dizayn ettiklerini, iletişimlerinin üst noktada olduğunu iletti. Trendyol’un bir teknoloji firması olarak, Agile Prensip ve Değerleriyle örtüştüğünü gösterebilmek için bu değerlerinden bahsettiğini ekledi. Konuşmasının devamında teknoloji organizasyonuna değindi.

Sunumda, özellikle ürün tarafında uyguladıkları iyi Agile Pratikleri bizlerle paylaşmak istediğini ancak bunu anlatmadan önce bir Ürün Müdürü’nün hayatını bize yansıtması gerektiğini belirterek devam etti. Trendyol’da çalışan bir Ürün Müdürü’nün hem Business hem de Teknoloji dünyasına hakim olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Trendyol’da bir Ürün Müdürü’nün yaşam döngüsünün “Keşfet, Planla, Uygula” adımlarından oluştuğunu aktardı.

Fark yarattıklarını düşündükleri alanları; Alibaba ile yaptıkları ortaklık ve bu ortaklık çerçevesinde Alibaba’nın Know How’ını alıp Trendyol pratikleri ile harmanlayarak bir backlog oluşturmaları olarak sıralamaya başladı.

Fark yarattıkları ikinci başlığın data olduğunu belirtti. Bu alanda A/B testlerinin onları ileri taşıdığını ifade etti. A/B testleri için bir fikir havuzu oluşturdukları aktardı. MVP oluşturma aşamasında dahi, A/B testi yaptıklarını ve anlamlı sonuçlar elde etmeye çalıştıkları anlattı.

Focus Grup çalışmalarının fark yarattıkları başka bir alan olduğunu ekledi.

Trendyol’da kilit konunun iletişim ve online seviyede şeffaf dokümantasyon olduğunu vurguladı. Özellikle, farklı ekiplerin bir araya gelip çalıştığı durumlarda, Önceliklendirmenin çok önemli olduğunu ve data temelli öncelik çalışması yaptıklarını iletti.

Üçüncü seansımızda, Garanti BBVA Teknoloji şirketinden Eda Coşkuner, (Agile) Gruplarda Etkili Fasilitasyon Teknikleri’ni deyim yerindeyse yaşatarak bizlerle paylaştı.

İlk adımda, birbirimizle isimlerimizi paylaşarak tanıştık. Eda, ikinci adımı, ısınma, kişisel paylaşım yapma adımı olarak nitelendirdi. İlk kişisel paylaşımı kendisi tetikleyerek workshop’u başlattı. Daha sonra, salonda aynı özelliğe sahip olduğu düşünen kişiler arasında top olarak kullandığımız mandalina ile paylaşımlar yapılmaya devam edildi. Ta ki bir arkadaşımız amuda kalkabiliyorum diyene kadar :)

Üçüncü adımda, daha önce katılımcılara dağıtılan kalem ve kağıtlar kullanılarak 35 tekniğini uygulamak üzere en sevdiğimiz hayvanı müzik eşliğinde yazdık. Etkinliğin ikinci adımında “Mission Impossible” soundtrack’i eşliğinde hayvan isimlerinin yazılı olduğu kağıtları değiştirme serüvenimiz başladı. Kimsenin elinde kendi kartı kalmaması önemliydi.

Üçüncü aşamada, katılımcılarımız ikili gruplar halinde eşleşerek ellerinde bulunan kartlara 0 ve 7 arasında sayılar verip puanladılar. Bu sefer görevimiz, maksimum 5 kişi ile eşleşmekti.

Kartların arkasında eşleşmelerden elde ettiğimiz 5 ayrı puanı topladık. Muhasebe işlemlerinin ardından Eda 35’ten geriye saymaya başladı. Ve, beraberce en egzotik hayvan olan Panda’ya ulaştık. Böylece, 35 tekniğinin hızlı ve etkili bir önceliklendirme tekniği olduğunu öğrenmiş olduk.

Dördüncü adımda, Eda’nın bizler için daha önce hazırladığı yönlendirme kartlarını kullanarak iteratif bir şekilde Panda ile ilgili bir hikaye yazdık. Böylece, User Story yazmak için kullanılan Story Spine tekniğini deneyimlemiş olduk.

Son olarak, katılımcılarımızın tek kelime ile etkinlikle ilgili duygularını paylaştığı interaktif bir çalışma ile seansı kapattık.

Son seansta kapanış konuşmasını yapmak üzere, Erkan Sarıkaya sahnedeydi. “Akşam’a programınız varsa iptal edin” , benim sunumumun Timebox’ı yok şeklinde esprili bir giriş yaptı.

Erkan, Çeviklik deyince çoğunlukla hızın akla geldiğini ve yanlış anlaşıldığını aktardı. Konuşma için etkinlik salonuna gelirken kişisel olarak yaptığı farklı ulaşım tercihlerden önceliklendirme ve değişim üzerine örnekler paylaştı. Turkcell’de dönüşüm yolculuğunun içerisinde olduklarını ve bunun biten bir süreç olmadığını iletti. Şirketlerinde dönüşümün bottom up şeklinde gerçekleştiğini ve bir sahiplenme olduğunu aktardı. Tersi bir dönüşüm anlayışının daha hızlı yayılabileceğini paylaştı. Agile felsefeyi anlamanın önemli olduğunu, esneklik olmasına rağmen her kuralın eğilip bükülemeyeceğini belirtti. Turkcell’de Extended Kanban adını verdikleri bir uygulamaları olduğunu söyledi. Ve, Agile’ı şirket içerisinde uygularken “–mış” gibi yapmamanın çok önemli olduğunun altını çizdi.

Geldiğimiz dünyanın sıkıştığını, az iş yapmamız gerektiğini ama en değerli olan işleri hızlı bir şekilde üretmemiz gerektiğini, bu nedenle Agile’a sarıldığımızı söyledi. İhtiyaca göre üretim yapmanın en önemli derdimiz olması gerektiğini vurguladı. “Peki bu değeri nasıl tanımlayacağız?” konusu soru işareti oluyor dedi. Sunumunun özetinin bu olduğunu ileterek detayları bizlerle paylaştı. Bu detaylara erişmek için https://lnkd.in/dR8E8TG tıklayınız diyerek yazımızın sonuna geliyoruz.

2020 yılı içerisinde Agile Talks etkinliklerimiz tüm hızıyla devam edecek. Etkinliklerimizden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayın ;)

Sağlık, huzur ve Agile dolu nice senelere…